DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
ŞAHİN DOĞAN
ŞAHİN DOĞAN
Giriş Tarihi : 25-04-2018 21:44

İslamcılıkla hesaplaşma ve hakikat krizi

İslamcılık ile hesaplaşma son dönemlerde bir alışkanlık haline geldi. Biri (Mustafa İslamoğlu) üç talakla İslamcılığı boşadığını söyledi, biri (Mücahit Bilici) İslamcılığın Müslümanların milliyetçiliği olduğunu söyledi, biri (Dücane Cündioğlu) bütün yazı hayatı boyunca İslamcılıkla/İslamcılarla alay etti ve bütün İslamcıları tek ayak üzerine durma cezası almış zavallı kişiler olarak gördü. İslamcılığın -gûya- hal-i pür melali karşısında ondan kaçan kaçana. Yazık ki İslamcılığın entelektüel müdafaasını cansiperane yapan tek sima hapiste.

“Her putperest eski putlarına karşı müsamahasızdır.” Cemil Meriç haklı ama bu kabil bir müsamahasızlık neyin nesi? Diyelim ki İslamcılık her türlü tekdiri hak eden bir eski zaman ucubesi, bir Müslüman milliyetçiliği, peki onu boşadıktan sonra kiminle izdivaç edeceğiz, onu bıraktıktan sonra hangi milliyetin giysisini giyeceğiz?

Hümanizm, modernlik, bireycilik mi veya mealizm, tarihselcilik, deizm elbisesini mi? İslam’ı/İslamcılığı bıraktıktan sonra teklif ettiğiniz libaslar Müslüman bünye için ne kadar uygun? “Libassız kalalım” diyebilirsiniz. Libassız, yani üryan kalmak hangi devirde mümkün olmuş ki günümüzde olsun! İslamcılık ile İslam’ı birbirinden ayırdık diyelim, soyut/çıplak halde kalan İslam’ın ruhuna tekrar bir beden gerekmiyor mu? Bu kadim ruh için önerebileceğiniz bir beden var mı, varsa bu bedenin adını söyler misiniz?

Mücahit Bilici “eskimiş, yıpranmış ve hatta yırtılmış bir elbiseyi bırakıp yerine yeni bir elbise giymemiz lazım” diyor. Demek elbisesiz olmuyor. Yeni giysinin adı, markası, modeli ne peki? Cevap yok. Ya da yuvarlık cevaplar: İnsanlık, medeniyet giysisi. Hangi insanlık, hangi medeniyet? Din’den istifa edelim fakat dinsiz kalamayacağımıza göre hangi dine iş başı yapalım?

Geleneği “ortodoks” diyerek küçümsediniz, yerine ikame edebileceğiniz bir “gelenek” var mı? Toplumlar geleneksiz yaşamaz çünkü. Geleneği en çok küçümseyen modernistlerin bir buçuk asırdır bir gelenek tesis edememesi veya geçmiş ulemayı usulsüzlük ile suçlayan mealistlerin bu kadar zamandan sonra bir usul tesis edememesi, en basit bir mesele karşısında her kafadan bir ses çıkması oldukça manidardır!

Kabul ediyoruz İslamcılık eleştirilerinin haklı yönleri hayli fazla ama bu haklı eleştiriler var diye İslam’dan/İslamcılıktan istifa etmek, yani siperi bırakmak akıl kârı mı? Bu tarz eleştirileri yapan eski İslamcıların en büyük sorunu -İhsan Fazlıoğlu’nun bir yerde temas ettiği gibi- “küresizlik”, “paradigmasızlık”, “nokta-i nazarsızlık” sorunudur. Bulunduğumuz “küre”yi eleştiren eski küre sakinlerinin bizlere teklif ettikleri küre: “küresizlik.” Baktığımız nokta-i nazarı eleştiren eski nokta sahiplerinin teklif ettikleri nokta-i nazar: “nokta-i nazarsızlık.”

Manzaramızı eleştirenler bize “nazarsızlığı” teklif ediyor ama unuttukları bir şey var: nazarsız manzara olmaz. Nitekim Mücahit Bilici’nin “her Müslüman birey kendi dininin müçtehididir” demesi bunun en tipik örneğidir. İslamlıktan çıkıp insanlığa terfi ettiklerini söyleyen bir parça mürekkep yalamış, mazinin ilmi birikiminden/müktesebatından habersiz bazı ergenlerin de en büyük sorunu yine bu. Sorunlarımızı çözmek için “yer”sizlik adresini “yer” diye gösteriyorlar bize. En büyük sorun ve hakikat krizi “yer”sizliktir oysa.

Bizleri davet ettikleri adreslere/kürelere bakar mısınız: Tarihselcilik, mealizm, deizm, hümanizm… İslamcılık karşıtı bazı eski İslamcıların sarıldığı putlar. Bunlar insanlığın hangi derdine derman olabilir? Bırakın insanlığın, düşünen hangi zekanın egzistansiyel (varoluşsal) problemlerine çare olabilir? Hangi akl-ı selim bu gibi yerlerde “yer” bulabilir, yer(le)şebilir?

Cemaatleri ihtilafa düşmek ile itham eden mealcilerin kendi derin ihtilaflarını ve ilmi komikliklerini görmemesi ne acıdır! Düşünmek, eleştirmek ve elemek mevcut yapıyı tahrip etmek için olmamalı, onun yerine hangi yapının inşa edileceğini de göstermeli/gösterebilmeli. Aksi halde fikri anarşizm mukadderdir. Modernist Müslüman düşünürlerin İslami düşüncelerinin “içtihad” olamamasının nedeni bu değil mi?

Müslümanların her devirde yaşadığı birçok kriz var ama bu krizleri atlatacak sahih kaynakları ve dinamik bir düşünce dünyaları da var. Aslında İslam’ın/İslamcılığın yaşadığı herhangi bir varoluşsal kriz yok fakat İslamcılıktan istifa eden, modernlik mağduru bazı zevatın derin bir hakikat krizi yaşadığı çok açık. Kendi krizlerini görmezlikten gelerek İslamcılığın/İslam’ın kriz geçirdiğini söylemek en büyük krizdir.

NELER SÖYLENDİ?
@
ŞAHİN DOĞAN

ŞAHİN DOĞAN

DİĞER YAZILARI İslamcılıkla hesaplaşma ve hakikat krizi 25-04-2018 21:44 Ne mutlu Müslümanım diyene! 21-04-2018 13:46 Önce kelimelerde anlaşmak gerek 17-04-2018 09:39 Deizmin panzehiri: Haşir Risalesi 13-04-2018 06:59 Deizm yanılgısı ve deizme eğilim nedenleri 09-04-2018 09:45 Mutlak hakikat var mıdır? 01-04-2018 16:04 Kuran’ı ‘eleştirel’ ve ‘objektif’ okuyabilir miyiz? 20-03-2018 17:27 İslam’ın ‘güncellenme’sine dair 09-03-2018 13:31 Beka ve kutsal 28-02-2018 09:55 İnsanın anlam arayışı 22-02-2018 11:34 Kertenkeleleşmek 15-02-2018 11:23 Umutsuz boşluk 30-01-2018 16:00 Şehir huzurdur; kent huzursuzluktur 19-12-2017 09:43 İhlas ve iktidar diyalektiği 21-11-2017 09:02 Risale-i Nur’da mana-yı harfi perspektifi 19-10-2017 15:31 Hakikat temessül edilir, temellük değil 06-10-2017 10:38 Bakış açıları... Ön yargılar... Ön algılar... 29-09-2017 11:31 Cemil Meriç’in gözüyle Şerif Mardin 12-09-2017 10:44 Din, sadece ‘ümit’ midir? 10-09-2017 11:17 Temenniler ve hakikatler 04-09-2017 13:24 Anlaşılmak, ölmektir 23-08-2017 11:08 İki Kaplan: Yusuf ve Mustafa 10-08-2017 15:35 Tek doğru yok, doğrular var 04-08-2017 10:53 Caner Taslaman ve Ebubekir Sifil tartışmasına dair 25-07-2017 09:32 Allah’ın varlığı ispat edilebilir mi? 18-07-2017 11:54 Bir Ezeli Mağlup: Abdülhak Şinasi Hisar 30-06-2017 10:26 Ülfet ve ateizm 28-06-2017 10:59 Her ızdırap mukaddestir 16-06-2017 14:01 Şair ve şehir 26-05-2017 09:23 Nurculuk ve entelektüel çöküş 18-05-2017 11:12 Tereddüt 07-05-2017 14:07 Din akıldır akıl dindir 28-04-2017 21:43 Neo-Haricilik tehlikesi 22-04-2017 22:26 Kelimelerin gücü 18-04-2017 14:45 Derin düşünce ve melankoli 07-03-2017 10:06 Kimlik… Kişilik… Kendilik… 17-11-2016 09:09 Bediüzzaman’ı eleştirmenin dayanılmaz hafifliği 04-11-2016 14:05 İhlas, içinde halk olmayandır 25-10-2016 15:39 Mucizeler ve Modernlik 20-05-2016 15:40 Evet üstadım, sizden özür diliyorum 28-03-2016 09:55 ATASOY MÜFTÜOĞLU VE NEO-NURCULUK SÖYLEMİ 17-10-2015 08:44 NAKŞİBENDİLİK ÜZERİNDEN NURCULUK ELEŞTİRİSİ 30-07-2015 18:47 Kur’an Mealleri Üzerine 06-07-2015 10:59 Marifet devleti 18-05-2015 11:55 Yogi ile Komiser 08-05-2015 11:32 Soykırım 27-04-2015 12:29 Sahteleştirme’ ile sadeleştirme arasında 24-04-2015 00:41 Bir ilahiyatçının feci savruluşları 02-04-2015 21:54 Cemil Meriç’in Düşünce dünyası (3) 28-02-2015 11:26 Mustafa İslamoğlu’dan ‘İbretlik’ Bir Tefsir Örneği 19-02-2015 10:30 Alak: Kan Pıhtısı mı, Sevgi mi? 10-02-2015 12:28 Cemil Meriç’in Düşünce Dünyası (2) 02-02-2015 10:46 Bediüzzaman’ın Mana-yı Harfi Perspektifi 24-01-2015 17:53 Mustafa İslamoğlu, Abese Suresi ve İlmi Tutarlılık 07-01-2015 12:40 Kamus namustur 26-12-2014 07:45 Mustafa İslamoğlu, İntihaller ve Şaz Yorumlar (4) 22-12-2014 08:02 M. İslamoğlu’nun ‘Harici/Tekfirci’ mantığı ve iftirasının tescili 17-12-2014 10:19 Mustafa İslamoğlu, İntihaller ve Şaz Yorumlar (3) 12-12-2014 07:54 Mustafa İslamoğlu’nun 'Risale-i Nurlar Vahiydir' İftirası 02-12-2014 12:02 Mustafa İslamoğlu, İntihaller ve Şaz Yorumlar (2) 29-11-2014 10:40 Mustafa İslamoğlu, İntihaller ve Şaz Yorumlar (1) 25-11-2014 23:46 Mustafa İslamoğlu, Risale-i Nurlar ve Hakkaniyet 23-11-2014 13:31 Eleştiri ahlakı, Risale-i Nur ve el insaf 19-11-2014 22:26 Umutsuz Boşluk 11-11-2014 11:21 Şiddet: Avrupa’nın Dini 05-11-2014 16:55 Bir ilahiyatçı akademisyen düşününüz ki… 03-11-2014 09:27 İlahiyatçılık, Mucizeler ve Kur’an Kıssaları 03-11-2014 09:24 İlahiyatçılık ve Müsbet Eleştiriye Tahammül 03-11-2014 09:23 İlahiyatçılık, Risale-i Nurlar ve Allah tasavvuru 03-11-2014 09:22 Bediüzzaman ve ‘Mukaddes Hüzün’ 03-11-2014 09:21 Sonbahar Şiiri ya da Keder Musikisi 03-11-2014 09:20 ‘Hizmet Hareketi’ ve Hakikatin Dengesi 03-11-2014 09:18 Hakikatin dengesini koruyabilmek 03-11-2014 09:17 Sabahattin Ali ile Özel Zamanlar 03-11-2014 09:16 Mustafa Kılıç Hocam, hüzün ve melankoli (2) 03-11-2014 09:14 Mustafa Kılıç Hocam, Hüzün ve Melenkolji (1) 03-11-2014 09:13 Felsefe ve ölüm 03-11-2014 09:13 Can Sıkıntısı 03-11-2014 09:12 Urfa da Zamanlar ve Ramazanlar 03-11-2014 09:10 Mustafa İslamoğlu ve bir ayet tefsiri 03-11-2014 09:08 Çağdaş bir Dervişe: Ayşe Şasa 03-11-2014 09:06 Dücane Cündioğlu’nun Bediüzzaman mâcerâsı 03-11-2014 09:05 "Urfalı Mustafa Kılıç Hocayla Unutulmaz Zamanlar" 03-11-2014 09:02 Nura Adanmış bir Ömür: Urfalı Mustafa Kılıç Hoca 03-11-2014 09:01 Yedi Güzel Adam, Bediüzzaman ve Cemil Meriç 03-11-2014 09:00 Sarıklı Genç ‘Şahs-ı Manevi mi’? 03-11-2014 08:59 Şanlıurfa Rıdvaniye Camiinde Risale-i Nurla Ezeli bir gece 03-11-2014 08:59
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Beşiktaş614
  • 2Trabzonspor513
  • 3Altay612
  • 4Fatih Karagümrük611
  • 5Konyaspor511
  • 6Hatayspor510
  • 7Fenerbahçe510
  • 8Alanyaspor59
  • 9Galatasaray58
  • 10Kayserispor57
  • 11Sivasspor66
  • 12Adana Demirspor66
  • 13Yeni Malatyaspor66
  • 14Göztepe55
  • 15Gaziantep FK55
  • 16Kasımpaşa55
  • 17Antalyaspor65
  • 18Başakşehir FK53
  • 19Giresunspor51
  • 20Çaykur Rizespor61
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA