DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
ÜMİT ŞİMŞEK
ÜMİT ŞİMŞEK
Giriş Tarihi : 01-01-2016 20:34

Risale-I Nur’un Yaşanan Hayatları

Risale-i Nur yaşanan bir hayattır, yahut hayata dönüşmüş bir imandır. Yoksa, ihtiyaç halinde başvurulacak bir bilgi kaynağından ibaret değildir. (Gerçi bir kısım insanlar için Risale-i Nur’un ifade ettiği mânâ bu olabilir; fakat bu kişinin sadece kendisini ilgilendiren özel bir tercih meselesidir. Bizim konumuz ise bir bütün olarak Risale-i Nur hizmeti olduğu için, eserlerin kişilere bakan ve başkalarına teşmil edilemeyecek olan özel yönlerini reddetmemekle beraber bahsimizin dışında bırakıyoruz.)

Risale-i Nur, yaşanan bir hayat olma özelliğini, daha ilk kelimelerinin mürekkebi kâğıda dökülürken göstermeye başlamıştır. Onun telifiyle beraber insanların Risale-i Nur etrafında pervane olmaları, gerçekten üzerinde uzun uzadıya durulmayı hak eden bir hadisedir. Kuş uçmaz, kervan geçmez bir Anadolu beldesinde, gözden uzak dağ başlarında yahut bahçe köşelerinde bu eserler yazılırken, kimsenin bu hadiseyi duyuracak hali yoktu. Hattâ, ortada “eser telif ediliyor” denebilecek bir durum da yoktu. Sadece, o günün imkânsızlıkları içinde tedarik edilebilen kâğıt parçalarına veya okul defteri sayfalarına sürgündeki bir hocanın yazdırdığı mektuplar vardı.

Fakat bu mektuplar elden ele dolaşıyor, dolaşırken çoğalıyor, dolaşıp çoğalırken insanların hayatlarını “Risalelerden önce-Risalelerden sonra” şeklinde, keskin mi keskin bir çizgiyle ikiye ayırıveriyordu.

 

Neler yazılıydı bu mektuplarda?

Bir yönüyle bakarsanız, ekseriyet itibarıyla ilm-i kelâmın en temel, bazan da en muğlâk meseleleri yazılıydı. İmandan bahsediyor, kâinat kitabını okuyor, Kur’ân’ı anlatıyordu bu mektuplar. Fakat bunu yaparken, insanların zihinlerini çatlatan en çetin soruları da ele alıyor, en yaman filozofların içine düşüp de çıkamadığı soruları bir sohbetin tabiiliği ve akışı içinde cevaplandırıyordu.

 

Kimler okuyordu bu mektupları?

İnsanların en âlimleri ile en cahilleri ve bu ikisi arasında kalan herkes. Bir tarafta Hulûsi Bey, Sabri Efendi, Hafız Ali gibi cemiyetin en âlim ve fâzıl kişileri, diğer tarafta da rençberinden esnafına, işçisinden memuruna kadar her yaştan, her seviyeden, her kesimden erkekler ve kadınlar. Hattâ okuma yazma bilmeyenler de vardı aralarında. Bunlardan Üstadın “âhiret kardeşim” dediği Kürt Bekir Ağa, Risaleleri okutup dinledikten sonra, Üstada hitaben değme ediplerin ancak kurabileceği cinsten cümlelerle mektuplar yazdırıyor, sonra da kitapları merkebinin terkisine doldurduğu gibi o köy senin, bu köy benim dolaşarak Nurların müştaklarını buluyor ve onları bu eserlerle buluşturuyordu.

Peki, bu mektuplar bu kadar farklı kesimlerden insanları nasıl bir araya getiriyor, nasıl bunların hepsine birden hitap edebiliyordu?

Onların hepsi birden nasıl anlıyordu bu eserleri?

Kim anlatıyor, kim açıklıyor, kim yorumluyordu onlara bu eserleri?

[Devamı var]

NELER SÖYLENDİ?
@
ÜMİT ŞİMŞEK

ÜMİT ŞİMŞEK

DİĞER YAZILARI Risale-I Nur’un Yaşanan Hayatları 01-01-2016 20:34 Hayret 08-09-2015 16:05 Diyalog dediğin işte böyle olurmuş ! 14-04-2015 07:14 Din dersi için birinci sınıf erken mi? 27-02-2015 09:35 Kur’ân’ın dünyası 09-12-2014 16:21 Belgesellerin vahşî dünyası 02-12-2014 14:40 Kâinatın Dilinden: Bir müjdedir sonbahar 13-11-2014 23:43 Dertli Dünya 12-11-2014 23:16 28 Şubat mı demiştiniz? 03-11-2014 09:28 Batının ışıkları 03-11-2014 09:25 YARIŞ 03-11-2014 09:24 Çocuklarınız niye çıplak değil? 03-11-2014 09:23 Ömür hortumları 03-11-2014 09:20 “Kesru Veseni Fülân” veya Reten’ler ölmez 03-11-2014 08:39 Yolsuzluk demişken 03-11-2014 08:38 Siyasetin cemaat hali 03-11-2014 08:38 Bir 28 Şubat hatırası olarak füruat meselesi 03-11-2014 08:37 En tehlikeli üç harfliler 03-11-2014 08:36 Sungur Ağabey 03-11-2014 08:35 Bir derste cemaatin gerçeğini taklidinden ayırma teknikleri 03-11-2014 08:35 Kimliğimize Dönüş 03-11-2014 08:34 DERSHANELER KALKARSA KİM KAYBEDER? 03-11-2014 08:34 Öğrenci evleri ve manevî ecnebîlerimiz 03-11-2014 08:33 Kediye köpeğe anne yemeği! 03-11-2014 08:32 100 bin dolarınız olsa... 03-11-2014 08:31 AVM’lerde mescit açılmasın! 03-11-2014 08:31 Dünyanın dirildiği gün 03-11-2014 08:30 Sonbahar neş’esi 03-11-2014 08:29 Yollar ve haklar 03-11-2014 08:29 Bir sanat olarak özgürlük mücadelesi 03-11-2014 08:28 İhvan’dan kim korkar? 03-11-2014 08:28 İslâm âleminin ikiz kardeşleri 03-11-2014 08:26 Siyaset-ticaret-diyanet üçgeninde cemevleri 03-11-2014 08:25 Paranın geçmediği yer (var mı?) 03-11-2014 08:24 Yol gösteren “sanatçılar” 03-11-2014 08:23 The Cemaat ne kadar Nurcu? 03-11-2014 08:21 Batan gemide keman çalmak 03-11-2014 08:20 Garp husumeti 03-11-2014 08:19 Şeriat Rahmettir 03-11-2014 08:18 Yüzde yüz şeffaflığa doğru 03-11-2014 08:17 Ahlâkımız kahramanlarını bekliyor 03-11-2014 08:16 “Sanatçılar” ne iş yapar? 03-11-2014 08:15 “MÜSLÜMANLARDANIM” DEMEK KOLAY MI? 03-11-2014 08:14 Bir mesaj âleti olarak fesat 03-11-2014 08:13 Derin nefretlerin derin kaynağı 03-11-2014 08:11 Bereketli zamanlar 03-11-2014 08:10 Zekât kimin hakkı? 03-11-2014 08:09 Osmanlıcaya dönüş 03-11-2014 08:08 Diyalog dediğin işte böyle olur! 03-11-2014 08:07 Tefekkür-Dil bütünlüğü ve“Sadeleştirme” 03-11-2014 08:07 Risale-i Nur üzerinden neler pazarlanıyor? 03-11-2014 08:06 İktidarın Ayasofya ile imtihanı 03-11-2014 08:06 Tercüme ile sadeleştirme aynı şey mi? 03-11-2014 08:05 Sıra hadislere mi geldi? 03-11-2014 08:05 Risale-i Nur sadeleştirilmeli mi? 03-11-2014 08:05
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Beşiktaş614
  • 2Trabzonspor513
  • 3Altay612
  • 4Fatih Karagümrük611
  • 5Konyaspor511
  • 6Hatayspor510
  • 7Fenerbahçe510
  • 8Alanyaspor59
  • 9Galatasaray58
  • 10Kayserispor57
  • 11Sivasspor66
  • 12Adana Demirspor66
  • 13Yeni Malatyaspor66
  • 14Göztepe55
  • 15Gaziantep FK55
  • 16Kasımpaşa55
  • 17Antalyaspor65
  • 18Başakşehir FK53
  • 19Giresunspor51
  • 20Çaykur Rizespor61
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA